Pazar, 29 Ağustos 2010 07:49
aforum tarafından yazıldı.
Tuzla (27.08.10) – BETESAN direnişçisi Zeynel Kızılaslan 17. gününü geride bıraktığı tersane direnişinde mücadelesine devam ediyor. İşe geri dönme ve krizin faturasını ödememe kararlılığını her fırsatta dile getiren Kızılaslan, emek güçlerini dayanışmaya çağırıyor. Kızılaslan’ın, direnişinin 16. (26 Ağustos) ve 17. (27 Ağustos) gününü aktardığı direniş güncesini sunuyoruz:
Direnişin 16. günüHava aydınlanmamış biz yollardayız. Çadırımızı kurduk. İşçiler sabah uykusu alamamış yarı uykulu gözleri ile bir şeye bakmadan geçiyorlar. Selam veriyor tanıyanlar. Sanki ayakları geri götürüyor. Çay satan arkadaş kahvaltılık bir şeyler getirdi, atıştırdık.
Yapı-Yol-Sen'den, Genel-İş'ten, Tüm-Bel-Sen’den arkadaşlar HSGGP adına direnişi ziyarete geldiler. Direniş süreci, tersanedeki sorunlar ve taşeronluk üzerine konuştuk. İhtiyaçlarımız konusunda her türlü desteklerini sunacaklarını söylediler.
“Boykot mu var kardeş burada” diye iki gemi işinde çalışan arkadaş kolay gelsin diyerek çadırımıza geldiler. Bir tanesi gemide yağcı diğeri de güverteciymiş. Gazi mahallesinde oturduklarını, devrimci olduklarını, gemi tersaneye çekildiği için burdalarmış. Akdeniz’de batma tehlikesi geçirmişler, gemi yarım asırlık neredeyse, her tarafı çürümüş, su alıyor her yerden, dalgalarda parçalanıyordu zor kurtulduk diyolar. Gemi işindeki sorunlar üzerine konuştuk 900 TL aldıklarını, iki aylık maaşlarının daha yatırılmadığını, her türlü haktan yoksun olduklarını, iş bulmak için komisyonculara para ödediklerini, bu para az da değil 500 TL gibi bir tutar. Komisyon ödememek için kendileri iş aramaya çıkmışlar. Tersane işçileri sizin daha iyi para aldığınızı zannediyor dedim, sonra ben de tersaneleri anlatınca bizde tersanede daha iyi ücret aldıklarını zannediyorduk diyorlar. Taşeronlaşmanın yasallaşmasıyla gemi işinde de bu komisyoncular çıktığını ücretlerin yarı yarıya düştüğünü. Buna karşı mücadele edilmesi gerektiğini söylüyorlar. Sonra abi kolay gelsin biz bi bakalım uğrarız dediler.
Kitap okumaya dalmışım. Gemici arkadaşlar yiyecek bir şey almış geldiler. Devrimci mücadele üzerine konuştuk. Bizi burda gördüklerine çok sevinmişler. Son dönem devrimci mücadelenin gerilediğini ve eski devrimcilerin olmadığını, bulundukları yerdeki devrimcilerin de değiştiğinden konu açıldı. Yani verilen mücadelelere emeklere sahip çıkılması daha ileri taşınması gerektiğini burda herkese görev düştüğünü söyledim. Devrimci mücadelenin çeşitli sorunları üzerine arkadaşlarla tartıştık. Saat epey olmuştu. Yolumuz uzun abi muhabbetinize doyum olmaz diyerek yola çıktılar.
Haydar abi geldi. Direnişimizi yalnız bırakmıyor hiç ne zaman geçerse uğruyor. Gelişmeler üzerine konuşuyoruz. RMK tersanesinde silikoliz hastalığına yakalanan bir işçi ile tanışmış. Fiber zımparalama yapan işçi silikozis hastalığının ikinci evresine ulaşmış. Meslek hastalıklarının bu alanda iş cinayetlerinin gerisinde kaldığını belirtiyor Haydar abi. Sorunun ana kaynağı kapitalizm biz bunu yıkmadan insanca yaşamak haram olduğu kanaatine bir kez daha netleştiriyoruz. Soğuk kolamızı içerken işten çıkıyor işçiler, iyi akşamlar dileyerek evlerine gidiyorlar. Bugün sağ salim çıkıyorlar. Derneğe geçtikten sonra HSGGP’nin düzenlediği toplantıya katıldık. Direnişlerle dayanışma ve taşeronlaştırmaya karşı ortak mücadele üzerine uzun bir toplantı yapıldı. Biz de düşüncelerimizi belirttik.
Direnişin 17. günü17. gün bugün. Sabah güneşi bütün yakıcılığıyla yüzüme vuruyor. Pankartı asarken işportacılık yapan yaşlı bir abi geldi yardım etti. Birlikte astık. “İşler nasıl gidiyor” dedim. Tersane işi ağır ve kötü olduğundan işçiler her sabah temiz çorap alıyor. Akşama nasıl olsa ya çapak kaçıp delinecek, ya da iş ayakkabısının adiliğinden çorap yırtılacak. Bu işportacı abi 25 yıl tersanede çalışmış sadece 300 (üç yüz) gün sigortası yatırılmış. Lanet ediyor tersanelere. “Lanet etmek çözüm değil diyorum. Örgütlenmek ve mücadele etmek gerek” dedim.
Sivil polisler geldi. “Ya bugün ziyaret varmış, ne zaman olacak” dediler. Ben de “Bilmiyorum” dedim. Sonra çekip gittiler. OSİM-DER'den arkadaşlar direniş nöbeti tutmak için geldiler. Her cuma OSİM-DER'li arkadaşlar dayanışma nöbetine geliyorlar. Örnek alınması gereken bir davranış. Sınıf dayanışmasının en güzel örneklerinden biri.
Ankara'da BDSP'lilere dönük saldırıyı protesto etmek için Mamak İşçi Kültür Evi imzalı ozalit çıkarıp çadıra astık. Çadıra gelen her insana bu saldırıyı anlatıyorum. Ne kadar saldırırlarsa saldırsınlar yeni bir dünya yeni bir kültür mücadelesini engelleyemeyecekler.
OSİM-DER'li sınıf kardeşlerimiz kahvaltılık bir şeyler aldılar. Birlikte kahvaltı yaparken 4 işçi arkadaş geldi. Sadıkoğlu tersanesinde iş başı yapacaklarmış. Sürekli uğrayacaklarını söylediler.
Zaman biraz ilerledi. Saat 09.30'a doğru her taraf polislerle doldu. Destek ziyaretine gelecek arkadaşların hangi saatte geleceklerini bilmedikleri için, ortalığı velveleye vermeye başladılar. Tacizkar tutumlarını sürdürdüler.
Yan tarafta kaldırım taşları dizaynında güneşin alnında çalışan iki işçi arkadaşı, soğuk bir şeyler içmeye çağırdık. Geldiler. Çadırımızda misafir oldular. Bingöl’den yeni gelmişler, henüz yaşları 18 değil. İkisi de kardeş. İstanbul'u beğenmiyorlar. Tekrar köye döneceklerini belirtiyorlar. “Yaşanmaz burada” dedi birisi. Burada haksızlıklara karşı mücadele ettiğimizi söyledik. “Abi kolay gelsin, biz işe dönelim” diyerek gittiler.
Cuma olduğu için namaza giden BETESAN işçileri yanımıza geldiler. Ayak üstü sohbet ettik. Birlikte mücadelenin büyütülmesi gerektiğini belirttim.
Yan sanayiden tamir işinde çalışan iki arkadaş geldi. Arkadaşlar 4 yıllık üniversite okumuş. Biri öğretmen, diğeri elektrik mühendisi. Öğretmen ataması yapılmadığı için, mühendis de iş bulamadığı için tersanede çalışmak zorunda kalmışlar. Bu ülkede üniversite okumanın bir şeyi değiştirmediğini, üç kuruş paraya kölece çalıştıklarını anlatıyorlar. Mücedele herkesi kesen bir olgu, biz büyütemezsek değişmesini beklemek hayalcilik olur dedim.
BDSP'li arkadaşlar ziyaretimize geldiler. Çadıra yakın bir noktadan ozalit açıp sloganlarla geldiler. Desteklerini sundular. Mücadelemizi her yerde büyüteceklerini söylediler. Desteklerinden dolayı yoldaşlara teşekkürler. Sloganlarla tersane işçisine direnişin yalnız olmadığını gösterdikleri için. Sınıf dayanışmasını büyüttükleri için.
SEDEF Tersanesi’nde çalışan bir tersane işçisi çadırımızı ziyaret etti. Her fırsatta geliyor. Sohbet ediyoruz. Biraz sohbetin ardından işinin başına döndü.
Yakacık’ta oturan eski bir tersane işçisi olan Ferit direnişimizi duymuş. Motoruna atlayıp, oğlu Yusuf'u da alıp gelmiş. Tersanelerdeki mücadeleci işçilerden biri olduğu için, tersanelerdeki mücadele süreçlerini iyi biliyor. Sorunlar ve mücadele üzerine uzun uzun sohbet ettik. Şimdi Metro inşaatında çalışıyormuş. Her zaman yanınızda olacağım diyerek ayrıldı.
UİD-DER'den arkadaşlar direniş çadırımıza geldiler. Çayı yeni demlemiştik. Artık çadırda bir tüpümüz bir de çaydanlığımız var. Gittikçe yerleşiyoruz. Tıpkı evimiz gibi. İşçi direnişleri üzerine bayağı bir konuştuk. Tersaneler üzerine de konuştuk. Yanımızda olacaklarını belirttiler. Bültenlerini bıraktılar. Akşam iş çıkışı işçilerle gelişmeler üzerine konuştuk. Mücadeleyi daha radikal hale getirmemiz gerektiğini, böyle burada durmak ile olmayacağını söylediler. Bu radikal eylemler sürecinde onların da birer özne olması gerektiğini söyledik. Radikal eylemlerin de zamanının geleceğini belirttim onlara... Gördüğünüz gibi çadır direnişi iyi gidiyor. Direniş sürdükçe etki alanı da genişliyor galiba. Tersane işçisi bayağı bir ilgi gösteriyor. Ama dış kamuoyu için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Herkes bilmeli ki o çadır benim çadırım değil, tüm emek mücadelesi verenlerin çadırı. Dolayısıyla da kendi direnişleri olarak görmeleri gerekiyor.
Bu arada karar aldık. Kim ziyarete gelirse, pankart, afiş, ozalit vb. şeyleri çadırın etrafına asabilir.
İlişkili haberler: BETESAN direnişçisi Kızılaslan: No Pasaran! - 29.08.10 09:46 BETESAN direnişiyle dayanışma büyüyor... - 29.08.10 09:39 BETESAN direnişiyle sınıf dayanışması büyüdü - 28.08.10 09:08 Tersanelerde bildiri dağıtımı - 26.08.10 10:04 BETESAN direnişi 15. gününde - 26.08.10 08:12 BETESAN patronunundan direnişi karalama çabası - 25.08.10 08:04 BETESAN direnişine yoğun ilgi - 24.08.10 09:39 BETESAN’da işçi kıyımı sürüyor... - 23.08.10 11:38 BETESAN direnişi örnek oluyor - 21.08.10 19:36 Polis BETESAN direnişinden rahatsız - 21.08.10 13:33 Tersaneler cehenneminde direniş sürüyor - 21.08.10 12:10 TMMŞP'den BETESAN direnişçisine ziyaret - 21.08.10 10:24 BETESAN direnişçisi Zeynel Kızılaslan’la direniş süreci üzerine konuştuk.... - 21.08.10 10:20 Gözler BETESAN direnişinde - 20.08.10 00:23 Tersanelerde ROTA satışı... - 20.08.10 00:05 OSİM-DER’den Kızılaslan’la dayanışma - 19.08.10 16:58 Tuzla’da 8. direniş günü - 18.08.10 20:37 BETESAN direnişi ziyaretlerle güçleniyor - 18.08.10 07:42 BETESAN direnişçisinden Türkan Albayrak'a mesaj... - 17.08.10 10:05 BETESAN'da direniş 6. gününü geride bıraktı - 17.08.10 09:44Kaynak: Kızıl Bayrak
Yorum ekle