Hayvan hakları alanında çalışmalar yapan sivil toplum kuruluşlarına üye olduğu, yasal hakkı olan eylemlere katıldığı ve eleştirilerini mail gruplarında dile getirdiği için çok verimli olabileceği halde Sarıyer Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü'nde göreve başlaması engellendi. Ve bu bilgileri sırf o göreve alınmasın diye birileri belediyeye "ispiyonladı".
Burak’ın belediyeye sunduğu bilgi edinme talebindeki anlatımından kısa özet:
“Sarıyer Belediye’sinde çalışan Burak Özgüner’in Başkan Yardımcısı Şinasi Yalçın tarafından, Burak’ın bu yönde bir talebi olmadığı halde, Ş. Yalçın’ın kendi takdiriyle Veteriner İşleri Müdürlüğü’nde görevlendirilmesi uygun görülüyor. Göreve başlamadan önce mensubu olduğu sivil toplum kuruluşları adına Başkan Yardımcısı Ş. Yalçın’dan talep ettiği görüşmeye gittiğinde, kendisine onların da görüşmede olacağı bilgisi verilmediği halde Veteriner İşleri Müdürlüğü’nden Vet. Hek. Meral Başaran ve internetteki çeşitli hayvan koruma gruplarından tanıdığı Marmara Üniversitesi öğretim görevlilerinden Yard. Doç. Ayşegül Bölükbaşı’nın da katıldığını görüyor. Görüşme esnasında bir öneri sunduğunda konuya müdahale eden Yard. Doç. Ayşegül Bölükbaşı “Ben belediyeyle bağlantılı değilim, öğretim görevlisi olarak burada bulunuyorum” açıklamasını yapıyor. Toplantı bitiminde Başkan Yardımcısı Ş. Yalçın’la konu dışı olarak görev değişikliği hakkında makam odasında konuşurken Ş. Yalçın, asistanına görev değişikliği için gerekli olan yazının yazılması talimatını veriyor. Aynı odada bulunan A. Bölükbaşı da doğal olarak Ş. Yalçın’ın bu kişisel talebinden –daha doğrusu kararından– haberdar oluyor. Toplantının ve Ş. Yalçın’ın kararı ile ilgili Burak adına yapılan görüşmelerin ardından kendisine “Müdür tarafından Veteriner İşleri Müdürlüğü’nde görevlendirilmesinin uygun görülmediği” söyleniyor. Ancak, bu konuyla ilgili Ş. Yalçın’ın kendisi ya da asistanı tarafından herhangi bir bilgi Burak’a ulaştırılmıyor. Sonrasında Ş. Yalçın’ın verdiği bu ani karar değişikliğinin sebebini öğrenmeye çalışırken, katıldığı hayvan hakları eylemlerinde çekilmiş fotoğraf ve görüntülerin yanı sıra sivil toplum kuruluşu mensubu olmasının etkili olduğunu, ayrıca geçmiş yıllarda belediye aleyhinde yazdığı eleştirileri içeren birçok e-mailin de Ş. Yalçın’a gönderildiğini öğreniyor. Ancak Google ya da başka bir internet arama motoru sayesinde ismiyle ilintili herhangi bir eylem fotoğrafının ya da bu eleştiri maillerinin bulunması mümkün değildir. Bu durumda fotoğraflar, görev değişikliği konusuna etki edebileceği düşüncesiyle yetki sahibi kişilere birisi ya da birileri tarafından ulaştırılmış oluyor.“
Ayrıntılar için aşağıda bulunan, Burak'ın belediyeye verdiği bilgi edinme talebini lütfen okuyunuz…
HYHKD hakkında bilgi için:
http://www.facebook.com/group.php?gid=37697372850
http://hyhkd.blogcu.com/
********************************************************************
Sarıyer Belediyesi’nde çalışırken, Başkan Yardımcısı Şinasi Yalçın’la müdürlük değiştirmek amacıyla yaptığım görüşmede, Şinasi Yalçın, kendi isteğim dışında, kendi takdiriyle Veteriner İşleri Müdürlüğü’ne görev değişikliği yapmamı uygun görerek kararını vermiş, beni bu konuda ikna etmiş, söz konusu müdürlükte göreve başlamam için gereken görüşmeleri yapmış ve talimatları vermişti. Ayrıca, Ş. Yalçın konuyla ilgili beni Veteriner İşleri Müdürü Ayhan Akbulut’a yönlendirmiş, A. Akbulut ile yaptığım görüşme sonucunda da müdürlükte mesleğimle ilgili personele ihtiyaç olduğu, Kısırkaya Barınağı’nda yararlı olabileceğim, kendi müdürlüğünde göreve başlamamın sakıncası olmadığı, ancak prosedürler gereği hemen başlayamayacağım bana söylenmişti.
Bu görüşmelerin ardından, mensubu olduğum sivil toplum kuruluşları için Başkan Yardımcısı Ş. Yalçın’dan talep ettiğim görüşmeye, bilgimiz haricinde Veteriner İşleri Müdürlüğü’nden Vet. Hek. Meral Başaran ve Marmara Üniversitesi öğretim görevlilerinden Yard. Doç. Ayşegül Bölükbaşı da katıldı. M. Başaran, bizleri önceden tanıdığı için bizlere selam verdi, toplantı öncesinde, görev yaptığı müdürlük, görüşme konumuzla ilgili olabileceği düşüncesiyle ön görüşme yaptı. A. Bölükbaşı ise bizleri önceden tanımasına, hatta daha önce İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’ndeki il genelinde hayvanlara yönelik uygulamalarla ilgili bir toplantıda yanıma gelerek son derece laubali davranışlar sergilemiş olmasına rağmen, toplantı öncesinde ve esnasında bizleri tanınamazlıktan geldi. Bir öneri sunduğumuzda müdahale ederken “Ben belediyeyle bağlantılı değilim, öğretim görevlisi olarak burda bulunuyorum” açıklamasını yaptı.
Toplantı bitiminde Başkan Yardımcısı Ş. Yalçın’la görev değişikliği konusunda, makam odasında konuşurken Ş. Yalçın, asistanına görev değişikliği için gerekli olan yazının yazılması talimatını verdi. Aynı odada bulunan A. Bölükbaşı da doğal olarak bu kişisel talebimden –daha doğrusu Ş. Yalçın’ın kararından– haberdar oldu.
Toplantının ve Ş. Yalçın’ın kararı ile ilgili benim adıma yapılan görüşmelerin ardından bana “Müdür tarafından Veteriner İşleri Müdürlüğü’nde görevlendirilmemin uygun görülmediği” söylendi. Ancak, bu konuyla ilgili Ş. Yalçın’ın kendisi ya da asistanı tarafından herhangi bir bilgi bana ulaştırılmadı. (Güncel not: Kendisi 31.08.2010 günü beni çağırarak görev değişikliğimin imkansız olduğunu, çünkü belediye bünyesinde çalışan personel olmadığımı yeni öğrendiğini söylemiştir, halbuki görev değişikliği yazısı için gereken bilgileri almış ve talimat vermişti. Toplantıya çağırdığı Ayşegül Bölükbaşı’nı da tanımadığını iddia etmiştir.) Çalışmakta olduğum müdürlüğün bağlı olduğu başkan yardımcısı tarafından da bana iletilen bu bilginin doğru olduğu, bu kararın diğer başkan yardımcısı Şinasi Yalçın tarafından verildiği söylendi. Veteriner İşleri Müdürü Ayhan Akbulut ise konuyla ilgili bilgisinin olmadığını, önceden söylediği gibi prosedür gereği görev değişikliğinin başkan yardımcısı tarafından onanması gerektiğini belirtmiş, kendisinin böyle bir kararı verme gibi bir yetkisi olmadığına dair bir aktarım yapmıştır.
Ş. Yalçın’ın verdiği bu ani karar değişikliğinin sebebini öğrenmeye çalışırken, katıldığım eylemlerde çekilmiş fotoğraf ve görüntülerin yanısıra sivil toplum kuruluşu mensubu olmamın etkili olduğunu öğrenmiş bulunmaktayım. (Güncel not: Bu bilgilere ilaveten geçmiş yıllarda belediye aleyhinde yazdığım eleştirileri içeren birçok e-mailin de Ş. Yalçın’a gönderildiğini kendisinden öğrendim.) Bu nedenle bu konuyla ilgili kafamda birçok soru işareti oluşmuş durumda. Bu soruları, aşağıya aktarıyorum ve konunun muhattaplarından cevap bekliyorum:
* Başkan Yardımcısı Şinasi Yalçın’a, “hayvana duyarlılığım nedeniyle uygun gördüğünüz Müdürlük bünyesinde çalışamayabilirim, yıllardır değiştirilemeyen hayvanlar aleyhinde müdahaleler var, bunlara tanık olursam kaldıramayabilirim” dediğimde, Ş. Yalçın bana “Sana en uygun yer Veteriner İşleri Müdürlüğü, mesleğine de en çok orası uyuyor, senin ne işin var şimdiki müdürlükte, hem bak, yıllardır hayvanlarla ilgili derneklerde çalışıyormuşsun, ordaki kötü koşulları sen düzeltmeyeceksin de kim düzeltecek, ben seni oraya veriyorum” demiş ve gereken görüşmeleri yapmış, gereken talimatları vermiş ve ilgilileri de haberdar etmişti. Kendi vermiş olduğu bu kararı, neye ve kimin bilgilerine dayanarak değiştirmiştir? Bu ani değişikliğin gerekçesi nedir?
* Sivil toplum kuruluşları adına talep ettiğim randevuya haberimiz dışında çağrılan ve bu toplantıya katılan, belediye ile bağlantısının olmadığını beyan eden Marmara Üniversitesi’nden Ayşegül Bölükbaşı’nın belediye bünyesindeki ya da belediyeyle ilişkili görevi, konumu tam olarak nedir? Bu kişinin, belediye ile bağlantısının ya da ilişiğinin gerçekten bulunmadığını varsayarsak, hayvanlarla ilgili bir toplantıda akademik ünvanının ya da akademik kadrosunda bulunduğu üniversitenin ne gibi bir önemi bulunmaktadır? (Kendisi, Marmara Üniversitesi’nde Aktüerya Bölümünde öğretim görevlisidir, hayvanlarla ilgili herhangi bir akademik kariyeri bulunmamaktadır, dolayısıyla akademik ünvanı hiçbir şey ifade etmemektedir).
* Google ya da başka bir internet arama motoru sayesinde ismimle ilintili herhangi bir eylem fotoğrafının bulunması mümkün değildir. Bu fotoğraflar, görev değişikliği konusuna etki edebileceği düşüncesiyle yetki sahibi kişilere ulaştırılmıştır. Şinasi Yalçın’ın ani karar değişikliğine sebep olan eylemde/eylemlerde çekilmiş fotoğraflarımın, son birkaç yıldır hayvan koruma gruplarına attığı e-mailler sayesinde ve hayvanla ilgili birkaç toplantıda tanıştığım ve toplantı günü bizimle birlikte orda bulunan, belediyeyle bağlantılı olduğunu öğrendiğim Ayşegül Bölükbaşı tarafından yetki sahibi kişilere ulaştırıldığı kanaatine vardım. Çünkü, fotoğrafların bulunduğu sitelere, internette mevcut benzer portallara toplantıda bulunan, belediyeyle ilişki içerisinde olan kişilerden sadece kendisi aşina durumda. A. Bölükbaşı ne amaçla fotoğraflarımı temin edip dağıtımını yapmıştır? Bu görev değişikliğiyle sağlanacak hayvanlar lehindeki gelişmeler, kendini “hayvan korumacı” olarak tanıtan A. Bölükbaşı’nın kişisel menfaatleriyle ne şekilde çatışmaktadır?
* Ayşegül Bölükbaşı, haberdar olduğu görev değişikliği gelişmesini, ne amaçla üçüncü kişilere aktarmıştır? Aktarım yaptığı kişiler, geçmişte belediye aleyhinde yazdığım mailleri arşivlerinden bulup alelacele belediyeye göndermiştir. İnternet ortamında yazdığımız mailler, bu gibi gelişmelerin önünü kesmek için mi kullanılmaktadır? Ayrıca, dernekler adına talep ettiğim görüşmeye bilgimiz dışında katılan A. Bölükbaşı, toplantının detaylarını çarpıtarak üçüncü kişileri neden bilgilendirmiştir? A. Bölükbaşı’nın yanlı aktarımları ile STK mensubu olduğum için işe alındığım bile iddia edilmiştir.
* En temel haklarımdan birini kullanarak hak ihlallerine karşı düzenlenmiş eylemlere katılmış olmam ve yine en temel haklarımdan biri olan örgütlenme hakkımı kullanarak çeşitli sivil toplum kuruluşlarında bulunmam, benim STK mensubu olduğumu zaten bilen Başkan Yardımcısı Ş. Yalçın’ı neden şimdi rahatsız etmiştir? Bu konularda kendisine A. Bölükbaşı tarafından ne gibi bir bilgi aktarımı yapılmıştır?
* Bireylerin aktivistlikleri ya da en temel haklarını kullanmaları, belediyenin insan kaynakları ile ilgili değerlendirmelerinde bir sakınca olarak mı görülmektedir? Yoksa bu karar, sadece Ş. Yalçın’ın kendi kararı mıdır? Kendi kararı ise neden belediye dahilinde uygulanmaktadır? Belediye yönetiminin bu konudaki görüşü nedir? Yerel yönetimde halkın ve sivil toplumun “aktif” katılımı, olası muhalif sesleri susturarak mı sağlanacaktır?
* Aktivist geçmişimden rahatsız olan Ş. Yalçın ya da belediye, barınağın mevcut koşullarının olumlu olarak geliştirilmesi için görevlendirilecek bir STK mensubundan neden rahatsızlık duymuştur? Müdürlüğün işleyişinde bir kusur varsa, bunu tespit edip birlikte düzeltmek yerine, bu kişiyi ekarte etmek neyin göstergesidir? Olumsuzluklara, yaşanan hak ihlallerine bu şekilde mi çözüm bulunacaktır?
* Bu yerel yönetim, aldığı duyumlar/duyduğu dedikodular sayesinde kazandığı önyargılar sonucunda, “muhalif adaylar” listesine dahil ettiği insanlara karşı anında tedbir alarak mı kendisine güven duyulmasını sağlayacaktır?
TESPİTLER:
* Hayvan haklarına duyarlı olduğunu iddia eden Sarıyer Belediyesi, kendi bünyesinde çalıştırdığı bir STK mensubundan korkuyor ve üçüncü kişilerin aktarımlarıyla hareket ederek kendini koruma içgüdüsüyle davranıp tedbirler alıyorsa, bugün halen bu belediyede hayvanlara yönelik hak ihlalleri yaşanıyor demektir. Bu, son derece şaibeli, güven sarsıcı bir durumdur. Biz hayvan korumacıların ve hayvan hakları aktivistlerinin yerel yönetimlere güvenmemesi, hayvanları emanet etmemesi, bu gibi şaibeli durumların varlığı nedeniyledir.
* Bizden habersiz olarak toplantıya davet edilen Ayşegül Bölükbaşı hakkında duyduğum muhbirlik iddiaları, benim için daha da kuvvetli duruma gelmiştir. Benimle hiçbir husumeti bulunmayan, hakkımda en ufak bir izlenimi olmamasına rağmen Ayşegül Bölükbaşı’nın, belediyede edinmiş olduğu konumu kaybetmemek, konumunu sarsmamak ve “tek adam” olmanın kazandırdığı gücü kaybetmemek için benim Veteriner İşleri Müdürlüğü’nde görevlendirilmemin önünü kesmek maksadıyla hakkımda edindiği her türlü bilgiyi çarpıtarak yetkililerle paylaştığı ve kendisinin aktarımlarını kuvvetlendirmek için üçüncü kişilerin yardımına başvurduğu kanaatine vardım. “Hayvan korumacı” olarak kendini tanıtan bu kişi, hem hayvanları, hem de hayvanların menfaati için yıllarını vermiş insanları, kendi çıkarları için harcanabilir kılmayı gayet meşru görmekte, olağan durumları koz olarak kullanmaktadır. Bu nedenle, bu kişinin hayvanlarla ilgili özel yazışmalara dahil edilmemesi ve hayvanların menfaati için atılacak adımlardan haberdar edilmemesi, kendisine özel bilgilerin verilmemesi, yine hayvanların menfaati açısından büyük önem taşımaktadır.
* Sarıyer Belediyesi’nin yönetim anlayışı olarak benimsediğini duyurduğu, halkın ve sivil toplumun aktif katılımı ilkesi, bu yerel yönetimce aslında benimsenmemiştir. Bu konuda atılan adımların, belediyede “yönetici” sıfatıyla görev yapan Şinasi Yalçın’ın tavrı ile anlaşılmıştır ki “göstermelik”ten öteye gidemeyecektir.
* Sarıyer Belediyesi’nin ya da Başkan Yardımcısı Şinasi Yalçın’ın bahsetmiş olduğum tavırları, asla kabul edilebilecek ve anlaşılabilecek bir tutum değildir.
TALEP:
* Sorularımın ilgililer tarafından cevaplandırılmasını,
* Göreve geldiklerinden beri çeşitli vaat ve iddialarla yerel kamuoyunun güvenini kazanma çabasında olan Sarıyer Belediyesi’nin şahsımdan ve mensubu bulunduğum STK’lardan özür dilemesini,
* Tavır ve tutumlarıyla güvenimizi bir kez daha sarsan Sarıyer Belediyesi’nin hayvanlara yönelik tüm müdahalelerinden ilçedeki hayvan korumacıları, anında haberdar etmesini, bu konudaki çalışmaların tamamına, konuyla ilgili STK’lardan bağımsız gözlemcilerin “aktif” katılımının sağlanmasını talep ediyorum
Burak ÖZGÜNER
Not: Hayvan hakları e-mail gruplarından alıntıdır...