Saat 5'te polisler Atina'nın banliyölerinden Dafni'de iki kişiye ateş açtı. Çeşitli anarşist gruplarca anarşist olduğu bilinen bir kişi öldü. Diğeri ise özgür.
Görünüşe göre, ilgili hükümet bakanlığı ve polisler öldürülen şahıs hakkında bilgi almak için onun fotoğraflarını yayınladı...
Tam on beş yıl oldu...İki yıl öncesinde Sivas'ta kana ve ölüme doymamış olan devlet, faşist çetelerin eliyle 12 Mart akşamı İstanbul'un yoksul semtlerinden birisi olan Gazi mahallesinde cem evine, çeşitli kahvehane ve pastanelere silahlı saldırıda bulunmuş, Doğu kıraathanesinde çayını yudumlayan Halil (Kaya) dedenin katledilmesiyle bir katliamın daha startını vermiş oldu.
Öfkeli on binlerce Gazili saldırıların asıl sorumlusu olarak gördükleri devletin mahalledeki görüntüsü olan polis karakoluna doğru yürüyüşe geçmiş, polis buna karşılık kitlenin üzerine panzerlerini sürmüş ve açtıkları ateş sonucu 20’ye yakın isyancıyı katletmişti.
Katliamın ardından Gazi’de ayaklanmalar sürerken, Nurtepe ve 1 Mayıs mahallelerinde de ayaklanmalar başlamış,
Köyceğiz Gölü'ne dökülen Yuvarlakçay'a hidroelektrik santral kurulmasına karşı çıkan köylüler 69 gündür çadırda nöbet tutuyor. HES'lere karşı rap grubu kurup şarkı besteleyen köylülerin eylem alanında dilek ağacından 'temsili' anıt ağaç mezarına kadar yok yok... MUĞLA - “ÖÇK (Özel Çevre Koruma) gibi dallandırma/Yuvarlakçay’ı sallandırma/kendini bize ballandırma/Pınarköylüyü saf mı sadın?/Hes
İspanyol anarşist internet sitesi alabarricadas.org geçen ay, sürgün edilmiş "Kürdistan Anarşist Forumu" (http://sakurdistan.kurdblogger.com/) ile röportaj yaptı. Röportajın tamamı aşağıda:
- Nerede yaşıyorsunuz? Kürdistan'da mı ya da sürgünde mi ya da Türkiye'ye veya başka yerlere mi göç ettiniz?
KAF - Ağırlıklı olarak Avrupa'da farklı ülkelerde yaşıyoruz; İngiltere, Almanya, Fransa, İsviçre. Kürdüz ama doğduğumuz yer Irak, Türkiye değil. Hepimiz politik sebeplerle farklı zamanlarda
Eğitim sektöründe bütçe azaltmalarına, işten çıkarmalara ve uzaklaştırmalara karşı ülke çapında grev ve eylem günü karar alındıktan sonra 4 Mart Perşembe Berkeley'den Oakland'a doğru yürüyüşün ve Frank Ogawa Plaza'daki yürüyüşün ardından, ikinci bir yürüyüş başlatıldı. 200-250 öğrenci, eğitmen ve eylemci sokakta dans partisi düzenlemek için Mark Yudf'un ofisi önüne bir yürüyüş düzenlendi. Grup daha sonra I-880 çevreyoluna doğru yürüyüşe geçti ve 150-200 kişi trafiği kapattı.
Tüm trafik yavaşlatıldı ve hiç kimsenin otomobiller tarafından çarpılma tehlikesi olmadı. Çevik
Her yerde yalanlar ve istatistiklerden bahsediliyor. Ancak bazı anket sonuçları ilgilinç olabiliyor. Ana akım Atina Sunday gazetesi bugün bir anket yayınladı: katılımcıların %86.9'sı (büyük ihtimalle: 48,7%, küçük ihtimalle: 38,2%) yakın gelecekteki sosyal kargaşayı önceden gördüğü anlaşılıyor. %85.2 zengin ve fakir arasındaki uçurum genişleyecek. Yunan toplumu politik yakınlıklar kadar sınıf çizgilerinde de derin bölünmeler yaşıyor ve bu anketlere yansımış durumda: %45.6 ülkenin 2 büyük sendikanın (GSEE ve ADEDY) mobilizasyonuna dair olumlu bakarken %54.8 onların buna katılmayacağını söylüyor. %50.3'ü gelirlerdeki düşüşün yeni sınıf bölünmelerine yol açtığını düşünüyor.
Aşağıdaki fotoğraflar burjuva medyasından edinilmiş ve Atina Indymedia'da yeniden yayınlanmıştır. Bu, polisin Manolis Glezos'a gözyaşartıcı gaz attığı gösteridir.
TEKEL direnişiyle yeniden ülkenin gündemine oturan işçi eylemleri, İstanbul'un birçok ilçesinde çeşitli iş kollarında sürüyor. Sinter Metal, Marmaray, ATV-Sabah, Arçelik, IBM, Torgem, İGDAŞ, Sega Otomotiv, Ayzi Moda, Cano Tekstil ve Stil Tekstil fabrikalarındaki direnişler, mahkeme kararları ve işveren saldırılarına rağmen devam ediyor.
Birçok iş kolunda işçi ve emekçilere dönük mevcut veya gelişen hak ihlalleri,
Marmaray işçilerinin şantiyeyi işgal etmesiyle taşeron firmanın sahibi işçilerle görüşmek zorunda kaldı. Görüşme sonucu patronun yaptığı teklif işçiler tarafından değerlendirilecek, son sözü işçiler söyleyecek
Saat 12.00 sularında devasa sondaj makinelerinin üzerine çıkan işçiler, aylardır taleplerini Valilikten Ulaştırma Bakanlığı’na kadar herkese iletmelerine rağmen kendileriyle bir görüşme yapılmamasına tepki olarak bir işgal eylemini gerçekleştirdiklerini söylemişlerdi. İşçilerin, İstanbul