İSTANBUL (06.03.2010)- Kadıköy'de biraraya gelen binlerce kadın 100. yılında 8 Mart'ı kutladı. Kürt kadınlarından sosyalist kadınlara, feministlerden TEKEL işçisi kadınlara, öğrenci kadınlardan lezbiyen kadınlara kadar binlerce kadın, "Kurtuluşumuz kendi ellerimizde, kararlıyız, ısrarlıyız" diye haykırdı.

Kadıköy'de buluşan işçi, emekçi, öğrenci, işsiz kadınlar, erkek egemenliğine, cins ayrımcılığına, şiddete, kadın cinayetlerine, kadın emeğinin sömürüsüne karşı seslerini yükseltti. Kadınlar, eşitlik ve özgürlük özlemini dile getirdi. İstanbul 8 Mart Kadın Platformu'nun çağrısıyla bir araya gelen yaklaşık 7 bin kadın, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü Kadıköy'de bir mitingle kutladı.

Aralarında Demokratik Özgür Kadın Hareketi, ESP Sosyalist Kadın Meclisleri, Emekçi Kadınlar Derneği, Gökkuşağı Kadın Derneği, İMECE, EHP, SDP, SP'li kadınlar, DİSK, KESK, TMMOB, Tekstil Sen'li kadınların da aralarında olduğu kadın örgütleri ile siyasi partilerin ve sendikaların kadın komisyonlarından oluşan İstanbul 8 Mart Kadın Platformu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle Kadıköy'de miting düzenledi. 8 Mart, Türkiye'de ücretli izin günü olmadığı için, çalışan kadınlar gözetilerek miting iki gün önce düzenlendi.

Mitinge, direnişteki TEKEL işçisi kadınlar da katıldı. Direnişteki Marmaray işçilerinin eşleri ise EKD pankartı arkasında yürüdü. Mitingde, Genç Sen, LÖB'lü kadınlar, Öğrenci Kadın Konferansı, Genç Umutçu Kadınlar da cinsiyetçi eğitim sistemine karşı tepkilerini dile getirdi.

Mitingin en kitlesel kortejini oluşturan Demokratik Özgür Kadın Hareketi, "8 Mart'ın 100. yılında yaşasın kadınların örgütlü mücadelesi" yazılı pankart taşıdı. Kürt kadınları, mitinge yöresel kıyafetleriyle katıldı. Kadın devrimiyle yola çıkan sosyalist kadınlar, ESP Sosyalist Kadın Meclisleri çatısı altında ilk 8 Mart'larını kutladı. Miting alanında "8 Mart'ın 100. yılında özgürlük için yürüyoruz" pankartı ve flamalarıyla yer aldı. Emekçi Kadınlar Derneği ise "Dünyayı saracak, sarsacak gücümüz var" dedi. Feminist kadınlar, renkli ve coşkulu kortejleriyle dikkat çekti.

KESK'li, DİSK'li, TMMOB'lu, Tekstil Sen'li kadınlar da pankartlarıyla mitinge katıldı. İşçi ve emekçi memur kadınlar, taşıdıkları pankart ve dövizlerde, kuralsız ve güvencesiz çalışmaya karşı örgütlü mücadele çağrısı yaptı, eşit işe eşit ücret, her iş yerinde kreş talebini dile getirdi.

SDP'li, SP'li, ÖDP'li, Halkevleri'nden kadınlar, erkek egemenliğine, kapitalizme ve kadın emeğinin sömürüsüne karşı pankart ve dövizler taşıdı.

Tepe Nautilus önünde bir araya gelen binlerce kadın, "8 Mart'ın yüzüncü yılında yaşasın kadınların örgütlü mücadelesi" yazılı ortak pankartın arkasında kortejler oluşturdu, sloganlarla Kadıköy İskele Meydanı'na doğru yürüyüşe geçti.

Yaşasın 100 yıllık mücadelemiz

"Yaşasın 100 yıllık mücadelemiz", "Yaşasın kadın dayanışması," "Ölmeyeceğiz öldürmeyeceğiz kimsenin namusu olmayacağız", "Kadınlar özgür olsa dünya yerinden oynar", "Tacize tecavüze hayır", "Sokaklar da geceler de bizimdir", ­"Yükselt, yükselt barışın sesini yükselt" sloganlarını attı, trampetlerle ritm tuttu, şarkılar söyledi.

Kadınların Kadıköy İskele Meydanı'na gelmesiyle miting programı başladı ancak program yoğun yağış nedeniyle erken bitirildi. Açılış konuşması Türkçe ve Kürtçe olarak yapıldı. Türkçe metni okuyan Arzu Erdoğan, işçi kadınların, cezaevlerindeki kadınların, ev kadılarının, genç kadınların, işsizlerin, ev eksenli çalışan kadınların, köylü kadınların 8 Mart'ını kutladı. Erdoğan, ayrıca Bursa'da yanan, İkitelli'de Ceylanpınar'da boğulan, Kurtköy'de lüks araçların altında ezilen kadınları andı; Kürt kadınlarının, TEKEL'de ATV-Sabah'ta direnen kadınların direnişini selamladı.

8 Mart ücretli izin günü olsun

Erdoğan, 8 Mart'ın ücretli izin günü olmaması nedeniyle iki gün önce kutlandığını belirterek, 8 Mart'ın ücretli izin günü ve resmi tatil olması için daha örgütlü olmak ve daha çok mücadele etmek gerektiğini belirtti.

Kadınların, mücadeleleri sonucu pek çok kazanım elde ettiğini belirten Erdoğan, "Ancak daha çok alacağımız yol var" dedi.

Cinsiyetçi iş bölümüne hayır

Erdoğan, hiçbir şeyin kadına yönelik şiddetin, tacizin, tecavüzün gerekçesi olamayacağını kaydetti, her türlü şiddete tacize, tecavüze uğrayan kadınlar için sığınma evleri ve tecavüz kriz merkezleri istediklerini belirtti. Erdoğan, erkek şiddetini meşrulaştıran haksız tahrik indiriminin uygulanmamasını talep etti.

Evde cinsiyetçi iş bölümüne itiraz ettiklerini söyleyen Erdoğan, ev işlerinin, çocuk, yaşlı, hasta, engelli bakımının toplumsallaştırılmasını istedi. Kayıtsız, güvencesiz çalıştırmanın son bulmasını, ev eksenli çalışanlar ve gündelikçi kadınlar için sosyal güvence talep etti. Her ilçeye kreş ve yaşlı bakım evleri kurulması gerektiğini belirtti.

Arzu Erdoğan, kriz bahanesiyle ilk işten çıkarılanların kadınlar olduğuna dikkat çekti, "Sigortasız, sendikasız, iş güvenliği olmaksızın çalıştırmaya hayır diyoruz" şeklinde konuştu. Erdoğan, "Hem evde hem işte çalışıyoruz. Çifte mesai yapıyoruz. Erken emeklilik istiyoruz, eşit işe eşit ücret istiyoruz" dedi.

Savaşa değil, kadınlara bütçe

Arzu Erdoğan, savaşın kadınlar üzerindeki etkisine dikkat çekti, savaşın; yoksuluk, cinsel saldırı, göç ve kadın katliamları olduğunu söyledi. Ortadoğu'da, Türkiye'de ve işgal altındaki tüm ülkelere savaşın, operasyonların son bulmasını, BDP'li siyasetçilere yönelik baskılara son verilmesini, Kürt halkının kimliğinin, demokratik taleplerinin, anadil hakkının tanınmasını, Ceylan Önkol'un faillerinin açığa çıkarılmasını, tutuklu çocukların serbest bırakılmasını istedi. Erdoğan, Cumartesi anneleri ve Barış annelerinin eylemlerini desteklerini de ifade etti. Erdoğan, "Biz kadınlar barış için kararlıyız, ısrarlıyız" dedi, savaşa ayrılan bütçenin kadınlara ayrılmasını istedi.

Arzu Erdoğan, kadınlara yönelik cezaevlerinde, gözaltında devlet kaynaklı şiddetin son bulması talebini de dile getirdi.

Erdoğan, cinsel kimlikleri ve yönelimleri nedeniyle baskı ve şiddete uğrayan LGBTT bireylerin haklarının anayasal güvence altına alınmasını istedi, "Kimliklerimizin erkek egemen kapitalist sistem tarafından tanımlanmasını istemiyoruz" dedi.

Kurtuluşumuz ellerimizde

Arzu Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: "Bugünü ve geleceğimizi birlikte örgütlüyoruz. Sömürünün, şiddetin, ayrımcılığın son bulduğu, silahların sustuğu, adaletin, barışın hüküm sürdüğü özgür bir dünya hepimizin özlemi. Biliyoruz ki kurtuluşumuz kendi ellerimizde. Kararlıyız, ısrarlıyız."

BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel de yaptığı konuşmada tüm kadınların 8 Mart'ını kutladı. Tuncel, Diyarbakır'ın 8 Mart'ın 100. yılı nedeniyle 3 gün kadın kenti ilan edildiğini hatırlattı, "İstanbul'dan Amed'li kadınlara selam olsun" dedi. Tuncel, bu topraklarda 30 yıldır süren savaşın sadece Kürt kadınlarını değil, tüm Türkiye'li kadınları etkilediğini söyledi, barış talebini dile getirdi.

Miting programında TEKEL işçisi bir kadının, geçtiğimiz aylarda cezaevinden tahliye olan KESK Kadın Sekreteri Songül Morsümbül'ün de birer konuşma yapması planlanıyordu. Ancak yağmurun şiddetini arttırması üzerine miting programı erken bitirildi. Kadınlar, sloganlarla mitingi sonlandırdı.

Polisler küfretti

Bu arada, miting öncesinde polislerin kadınlara yönelik sözlü tacizde bulunduğu belirtildi. Polislerin miting tertip komitesine, "O......larınıza hakim olun" dediği öğrenildi. Kadınların polislere tepki göstermesi üzerine kısa süreli gerginlik yaşandı. (ETHA)

Kaynak: Atılım


Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile